25 Nisan 2014 Cuma

500 bin lirayla kaçan muhasebeci istifa etti

Emre Uslu bugünkü köşe yazısı: Erdoğan’ın korkusu

25 Eylül 2013, 09:23
Emre Uslu bugünkü köşe yazısı: Erdoğan’ın korkusu
Emre Uslu

2002 yılında AKP’nin iktidara gelişinin temel motivasyonu ANAP ve DYP’nin halkı illallah dedirten yolsuzlukları, kibri ve nobranlıklarıydı. O dönemde halk daha çok da diğer partileri cezalandırmak için AKP’yi tercih etti. Bu günden geriye baktığımızda halkın AKP’yi tercihinin nedeni AKP’ye olan güven değil diğer partilere olan güvensizlikti. Halkın AKP’nin arkasında mobilize olmasını sağlayan temel duygu “öfke” duygusuydu.

2007 yılına gelene kadar doğrusu AKP ülkeyi çok iyi yönetti. Özellikle AB reformları ile ülkeyi demokratikleşme konusunda çok ileri adımlar attı. Hoş, AB reformlarına inandıkları için yapmadılar. Askeri dengede tutmanın tek geçer yolu AB reformları olduğu için AB reformlarına sarıldı AKP yönetimi. İyi de oldu ülke demokratikleşme adına ne kazandıysa 2002-2007 arasında kazandı. En azından AKP’nin tabanı demokrasinin iyi bir şey olduğunu anladı. Demokrasi içinde askerin durdurulabildiğini, Batı ile entegrasyonun Türkiye ve topluma kazandırdığını gördü. İzolasyonumu, AB’ye “Hristiyan kulübü”, “Onlar ortak biz pazar” diyen Milli Görüşçü zihniyette kısmi dönüşüm yaşandı.

2007 Nisan’ında verilen e-muhtıra Türkiye’de dengeleri yeniden değiştirdi. Halk bu sefer de askere duyduğu öfkeden dolayı Erdoğan’ın etrafında kenetlendi. 2007 seçimlerinin temel sloganı “yeter söz de karar da milletin” olması bu öfkenin oya dönüştürülmesini hedefliyordu.

2007’den sonra başlayan Ergenekon soruşturması ile AKP artık hem iktidar hem muktedir oldu. Askeri kışlasına gönderdi 2010 referandumu ile yüzde 60’a yakın bir destekle Anayasa’yı kısmen değiştirdi. 2011 seçimlerinde insanların temel motivasyonu öfke veya kaygı değil umuttu. AKP ilk defa ülkeyi gerçek anlamda demokratikleştirecek, halkı kaynaştıracak önünü açacak bir umut partisi olarak tercih edildi.

Seçimlerden hemen sonra ise AKP’nin tercihleri artık belirginleşmeye başladı. Önce Ortadoğu’ya döndük, Batı ile köprüleri atıp, önümüze gelene posta koymaya başladık. Artık Türkiye Erdoğan’ın paşa keyfine göre yönetilen bir ülke hâline geldi. Sabah uyandığında hangi ülkeye posta koyacağını kimse tahmin edemez duruma geldi.

Türkiye Ortadoğu’nun abisi, hamisi olacaktı. Ancak bunu başkalarıyla paylaşmak istemedi Erdoğan. Ortadoğu’nun Nasır’ı olmaya çok özendi. Sokakları hareketlendirecek damarı da bulmuştu. İsrail’e vurdukça Arap sokağının iştahı kabarıyordu.

Doğrusu Erdoğan ve çevresi adrenalin dolu bu rodeo oyunundan çok hoşlanmıştı. Erdoğan bir dünya lideri olarak bindiği rodeoda kendisini seyreden seyirciye inanılmaz zevkler yaşatıyordu. Etrafına yalakalar doldu. Jöleyi sürüp gazı verdiler. Erdoğan’da bundan çok hoşlandı.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    YAZARLAR Tümü
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Cumhurbaşkanı kim olsun ?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    E-GAZETE
    • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
    KARİKATÜR
    ARŞİV